Mahkeme karar verdi: 10 yıl hapis cezası!

Elazığ'da geçtiğimiz Eylül ayında TSK personeli O.Ö'nün hayatını kaybettiği olayın karar duruşması görüldü. Müebbet hapis cezası verilen sanık Başkomiser M.K. için haksız tahrik indirimi uygulanarak ceza 12 yıl 3 aya düşürüldü. Cezada 6'da 1 oranında uygulanan indirim sonrasında ise sanık Başkomiser M.K.'ya istinaf yolu açık olmak üzere 10 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildi.

Geçtiğimiz eylül ayında Elazığ'ın Çaydaçıra Mahallesi Elisa Park Konutları'nda meydana gelen ve TSK personeli O.Ö'nün ölümüyle sonuçlanan olayın karar duruşması Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi.

Duruşmada daha önceki ifadesini tekrarlayan sanık M.K., olay anına ilişkin savunmasında şu ifadelere yer verdi: 'Maktulle ikametimde karşılaşmam lavaboya gittiğimde kapının hareket etmesiyle odaya yürüdüm ve odaya girer girmez kapı arkasına saklanan maktul elindeki bıçağı bana doğrultarak saldırdı. Ben de refleksle elini ve bileğini tuttum. Onun boğazını tuttum ve bıçağı bana saplamasına engel oldum. O da benim boğazımı tuttu ve boğuşma başladı. Ben de herhangi bir kesi veya yara olmamasının sebebi bıçak tutan elini hiç bırakmamam.

Odada boğuşurken eşyalara da çarpmamız nedeniyle bende kırık şüphesiyle yaralanmalar olmuştur. Boğuşmanın yaşandığı odada kırılan eşyalar ortadadır. Yine maktul bıçak alarak o odaya saklanmıştır ve bunun görgü tanığı mevcuttur. Kendisinin o tarihte eşim olan Fatma'ya, 'Metin eve gelirse gelsin umurumda değil. Kendisiyle tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir' şeklindeki mesajları da maktulün düşüncelerini ve duygularını göstermesi bakımından önemlidir.

Maktulün cesedinin masanın altında olduğu yönünde iddialar mevcut ama olay yeri fotoğraflarında masanın altında olmadığı görülmektedir. Ateş etmeye başladığımda maktulün ölü pozisyonunda olmadığı kurşunların isabet açısından bellidir. Bu da benim ateş ettiğimde maktulün savunmasız olduğu iddialarını çürütmektedir. Kurşunlar vücudun alt kısmından üst kısmına dağınıktır ve bu da benim sürdürücü bölgelere isabet almadığını göstermektedir. Atışların uzak atış olduğu iddia edilerek yakın temaslı ve aktif boğuşma olmadığı söylenmektedir.

Ancak 45 cm üzeri atışlar uzak atış olarak adlandırılır. Olay esnasında sadece bir defa dolduruş yaptım. Kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Silahın mekanik bir arızası olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla silahın tutukluk yapmadığı ve birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır.

Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korku ve telaşı atamadım. Bu olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Maktulün elindeki bıçak öldürücü özelliklere sahipti. Olayların şartları nedeniyle üzerimdeki silahla karşılık vermek zorunda kaldım. Amacım kesinlikle öldürmek değil kendimi korumaktı. Olay bittikten sonra zaman kaybetmeden kolluk kuvvetlerine bildirdim. Kendileriyle birlikte sağlık görevlileri de geldi. Ne olay yerinden kaçtım ne de böyle bir girişimde bulundum. Olayın ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Çocuğumdan, evimden, işimden uzak kaldım. Hayatım boyunca kanunlarına, örf ve adetlerime saygılı yaşamaya çalıştım. Bu hassasiyetlerime rağmen bela gelip beni evimde buldu. Kanunların korumasına ihtiyacım var. Beraatimi talep ediyorum. Takdir yüce mahkemenindir.'

Avukatların görüşleri ve yapılan savunmaların ardından mahkeme kararını açıkladı. Müebbet hapis cezası verilen sanık Başkomiser M.K. için haksız tahrik indirimi uygulanarak ceza 12 yıl 3 aya düşürüldü. Ardından 6'da 1 oranında indirim uygulanarak sanık Başkomiser M.K.'ya istinaf yolu açık olmak üzere 10 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildi.

Bakmadan Geçme