Poyraz Yılmaz

BİR YOLCULUKTAN FAZLASI: VİCDANIN DENİZE AÇILDIĞI AN

Poyraz Yılmaz

Bazı yolculuklar vardır; haritada bir noktadan diğerine gitmekten ibaret değildir. İçinde yük yoktur belki ama anlamı ağırdır.

İşte Elazığlı aktivist Sinan Akılotu’nun bir kez daha dahil olduğu “Sumud Filosu” tam olarak böyle bir yolculuğun adı.

Gazze…

Uzun zamandır sadece bir coğrafya değil; suskunluğun, çaresizliğin ve dünyanın görmezden geldiği bir insanlık sınavının adı.

Orada hayat, çoğu zaman karanlıkta başlıyor, eksik bir lokmayla devam ediyor. Ve her yeni gün, biraz daha ağır bir yük bırakıyor insanların omzuna.

İşte böyle bir tabloda, birilerinin “ben varım” demesi, sadece bir cümle değil; bir duruş, bir vicdan meselesi.

Sinan Akılotu, o vicdanın sesini bastırmayanlardan. Daha önce aynı yola çıkmış, o denizin dalgalarında sadece suyun değil, insanlığın yükünü taşımış bir isim.

Gördüklerini unutamamış olacak ki, yeniden yola koyuluyor. Çünkü bazı görüntüler insanın zihninden değil, kalbinden silinmez.

12 Nisan’da İspanya’dan hareket edecek olan bu filo, belki dışarıdan bakıldığında bir yardım organizasyonu gibi görülebilir. Ama aslında bundan çok daha fazlası…

Bu, dünyanın sessizliğine karşı atılmış bir adımdır.

Bu, “orada birileri var ve biz onları unutmadık” deme biçimidir.

Sinan Akılotu’nun hikâyesi ise bugünden ibaret değil. 90’lı yıllarda Milli Gençlik Vakfı çatısı altında yetişmiş, milli ve manevi değerlerle yoğrulmuş bir geçmişten geliyor.

O yıllarda katıldığı İslami hassasiyet taşıyan tüm eylemlerde en ön safta yer almış bir isimden söz ediyoruz.

Yani bugün attığı adımlar, bir anlık duygunun değil; yıllara yayılan bir inancın, bir duruşun sonucu.

Belki de bu yüzden onun yolculuğu, sadece kendi hikâyesi değil. Elazığ’dan Gazze’ye uzanan görünmez bir köprü bu.

Bir şehrin duası, bir annenin endişesi, bir çocuğun umutla kurduğu hayal eşlik ediyor o tekneye.

Dünya bazen çok gürültülü…

Ama en büyük acılar hep sessiz yaşanıyor. İşte Sumud Filosu, o sessiz çığlıkların sesi olmaya çalışıyor. Sinan Akılotu ise o sesi duyuranlardan biri.

Bu yol uzun, deniz dalgalı, ihtimaller zor…

Ama bazı insanlar vardır ki, zor olanı seçer. Çünkü bilirler; kolay olan, çoğu zaman hiçbir şeyi değiştirmez.

Ve bazen bir insanın attığı adım, binlerce kilometre ötede bir çocuğun yüzünde umut olur.
 

Yazarın Diğer Yazıları