Karne Bir Son Değil, Yeni Bir Başlangıçtır
İbrahim Kayaoğlu
Bugün milyonlarca öğrencinin yüzü karne heyecanıyla güldü. Kimi emeklerinin karşılığını almanın sevincini yaşadı, kimi ise gelecek yıl daha iyisini yapmanın hayalini kurdu.
Aslında karne, sadece bir eğitim döneminin değerlendirmesi değil; aynı zamanda çocuklarımızın umutlarının, emeklerinin ve hayallerinin küçük bir yansımasıdır.
Şimdi yaz tatili başladı. Çocuklar için dinlenme, oyun oynama ve aileleriyle vakit geçirme zamanı... Ancak günümüz şartlarında yaz tatili, sadece dinlenmekten ibaret değil.
Birçok aile çocuklarını yaz kurslarına, yabancı dil eğitimlerine, spor faaliyetlerine ve çeşitli sosyal etkinliklere yönlendiriyor. Camilerimizde ve vakıflarımızda açılan Kur'an-ı Kerim ve temel dini bilgiler kursları da yaz aylarının en güzel kazanımlarından biri olmaya devam ediyor.
Yani eğitim aslında hiç bitmiyor; sadece şekil değiştiriyor. Okul sıralarından spor sahalarına, sınıflardan Kur'an kurslarına, kitaplardan hayatın kendisine uzanan uzun bir öğrenme yolculuğu devam ediyor.
Ancak bu tatilin sadece öğrenciler için olmadığını da unutmamak gerekir. Bir eğitim öğretim yılını büyük bir özveriyle tamamlayan öğretmenlerimiz de dinlenmeyi fazlasıyla hak ediyor.
Dokuz ay boyunca sadece ders anlatmadılar; kimi zaman bir öğrencinin derdiyle dertlendiler, kimi zaman bir aileye rehber oldular, kimi zaman da bir çocuğun geleceğine umut oldular.
Bu nedenle yaz tatili, öğretmenlerimiz için sadece bir mola değil; yeni eğitim öğretim yılına zihnen, bedenen ve mesleki anlamda hazırlanma fırsatıdır. Dinlenen, kendini geliştiren ve yenileyen bir öğretmen, yeni dönemde öğrencilerine çok daha güçlü bir şekilde dokunacaktır.
Bu süreçte en büyük görev yine ailelere düşüyor. Çocuklarımızı sadece notlarıyla değerlendirmemeli, onların karakterlerini, ahlaklarını, merhametlerini ve sorumluluk duygularını da geliştirmeye gayret etmeliyiz. Çünkü hayatta başarılı olmanın yolu sadece yüksek notlardan değil; iyi insan olmaktan geçer.
Bugün çocuklarımız kadar anne babalar da yoğun bir koşuşturmanın içindeler. Yaz tatili planları, kurs kayıtları, spor etkinlikleri, aile ziyaretleri derken hayat tüm hızıyla akıp gidiyor. Fakat bu telaşın arasında çocuklarımızla geçireceğimiz birkaç kaliteli saatin, birlikte edeceğimiz bir sohbetin, oynayacağımız bir oyunun ya da okuyacağımız bir kitabın değerini de unutmamalıyız.
Bir de küçük bir ricamız var...
Lütfen çocuklarımızı başkalarının karneleriyle kıyaslamayalım. Her çocuğun kabiliyeti, ilgi alanı ve öğrenme hızı farklıdır.
Kırılan bir kalbi tamir etmek, düşük bir notu yükseltmekten çok daha zordur. Unutmayalım ki bir çocuğun özgüvenini inşa etmek yıllar alırken, onu birkaç yanlış cümleyle yıkmak sadece birkaç dakika sürer.
Yaz tatili; sadece bedenlerin değil, gönüllerin de dinlendiği, aile bağlarının güçlendiği, maneviyatın beslendiği, öğretmenlerin yenilendiği ve çocukların kendilerini keşfettikleri bereketli bir zaman dilimi olsun.
Bütün öğrencilerimizi emeklerinden dolayı kutluyor, fedakârlık gösteren öğretmenlerimize ve ailelerimize teşekkür ediyorum.
İyi tatiller çocuklar…
Dinlenin, oynayın, okuyun, öğrenin ve güzel ahlakınızdan hiç vazgeçmeyin.
İyi tatiller kıymetli öğretmenlerimiz…
Sizler de dinlenin, nefes alın, kendinizi yenileyin. Çünkü yeni eğitim öğretim yılında yine milyonlarca evladımızın hayatına dokunacak, onların geleceğini şekillendirecek olan sizlersiniz.
Çünkü gerçek başarı, sadece karnede yazan notlarda değil; yetiştirilen güzel insanlarda ve hayata bırakılan güzel izlerdedir.