İbrahim Kayaoğlu

Dünya Kupası Başlıyor, Başarılar Türkiyem

İbrahim Kayaoğlu

Dünya Kupası heyecanı başladı. Aylar süren hazırlıkların ardından milli takımımız da sahneye çıkıyor.


Pazar günü saat 07:00 da Avustralya karşısında ilk sınavını verecek olan ay-yıldızlı ekibimize yürekten başarılar diliyoruz.


Milyonlarca insanın duası ve desteği onların yanında olacak.


Elbette gönlümüz Türkiye'den yana. Umudumuz, kupanın ülkemize gelmesi. Ancak Dünya Kupası sadece futbol değildir.


Bu organizasyon aynı zamanda adaletin, eşitliğin, kardeşliğin ve evrensel spor ahlakının da sınandığı bir platformdur.


Ne yazık ki turnuva başlamadan yaşanan bazı gelişmeler, futbolun önüne geçti. Dünyanın dört bir yanından gelen milli takımlar, hakemler ve görevliler için ev sahibi ABD'nin sergilediği bazı tutumlar ciddi soru işaretleri oluşturdu.


Sporun birleştirici ruhundan söz edilirken, bazı ülke vatandaşlarının havaalanlarında farklı muamelelere maruz kaldığı yönündeki iddialar kamuoyunda rahatsızlık oluşturdu.


Burada sorulması gereken soru şudur:


Dünya Kupası gerçekten bütün milletlerin eşit şekilde temsil edildiği bir organizasyon mudur, yoksa güçlü olanın kuralları belirlediği bir gösteriye mi dönüşmektedir?


Bir ülke, dünyanın gözleri önünde düzenlenen böylesine büyük bir organizasyona ev sahipliği yapıyorsa, herkese eşit mesafede durmak zorundadır.


Çünkü o saatten sonra temsil edilen sadece bir devlet değil, sporun evrensel değerleridir.


Daha da düşündürücü olan ise yaşanan tartışmalar karşısında uluslararası spor otoritelerinin sessizliğidir.


Futbolda en küçük bir sloganı, en küçük bir hareketi günlerce tartışanların, böylesine önemli iddialar karşısında sessiz kalmaları insanlara çifte standart sorusunu sordurmaktadır.


Aslında mesele sadece futbol da değildir.

Son yıllarda dünya siyasetine baktığımızda, güç sahibi ülkelerin uluslararası hukuk, insan hakları ve demokrasi gibi kavramları çoğu zaman kendi çıkarlarına göre yorumladıklarını görüyoruz.


İşlerine geldiğinde özgürlükten, işlerine gelmediğinde yasaklardan söz ediyorlar. İşlerine geldiğinde insan haklarını savunuyor, işlerine gelmediğinde sessizliğe bürünüyorlar.


Bu nedenle sporun siyasetten bağımsız olması gerektiğini söyleyenlerin önce sporun üzerinde dolaşan siyasi gölgeleri kaldırmaları gerekir.


Bütün bu tartışmalara rağmen sahada mücadele edecek sporcuların hiçbir suçu yoktur. Onlar ülkelerinin bayraklarını en iyi şekilde temsil etmek için ter dökecekler. Biz de onların emeklerine saygı duyacağız.


Temennimiz; hakemlerin değil futbolun konuşulduğu, ayrımcılığın değil kardeşliğin öne çıktığı, siyasetin değil centilmenliğin kazandığı bir Dünya Kupası izlemektir.


Milli takımımıza başarılar diliyoruz. İnşallah kupayı ülkemize getirirler. Ancak kupadan da önemlisi, dünyanın adalet, eşitlik ve insanlık adına iyi bir sınav vermesidir.


Çünkü futbol sahada oynanır; fakat vicdanlar tribünde, ekran başında ve dünya kamuoyunun önünde hükmünü verir.

Yazarın Diğer Yazıları