DOST DEDİĞİN ALTIN GİBİDİR
İbrahim Kayaoğlu
Dost dediğin altın gibidir. Bulması zor, korumak ise maharet ister.
Bugün ilişkiler hızla tüketiliyor; selâmı eksik, vefası unutulmuş bir çağdayız. Oysa İslâm’a göre dostluk, insanı Allah’a yaklaştıran bir yol arkadaşlığıdır.
Rezerv olan dört ton topraktan dört gram altın çıkar derler ya… İşte gerçek dost da böyle bir cevherdir. Hem zor bulunur hem de bulundu mu hakkıyla muhafaza edilmesi gerekir.
Hayatın hengâmesinde insanın tutunacağı en sağlam dallardan biri dostluktur. Ama öyle her “kardeşim” diyen dost değildir. Her gülen yüz gönle yol bulamaz. Bu yüzden İslâm dostluk konusunda çok net ölçüler koymuş.
Furkan Suresi’nde geçen o cümle aslında bütün hayatımıza ışık tutuyor:
“Keşke falancayı dost edinmeseydim…”
Demek ki yanlış dost, insanı yoldan çıkarabilir. İyi dost ise insanı Allah’a yaklaştırır, gönlü diri tutar. İslâm’ın dostlukta aradığı ilk şart işte budur: Kalbine iyi gelen, seni hayra çeken insan gerçek dosttur.
Efendimiz (sav), “Kişi dostunun dini üzeredir” buyuruyor. Çünkü dost dediğin yanından ayrıldığında bile sende iz bırakan insandır. Onun ahlakı, bakışı, duruşu sende bir şekilde karşılık bulur.
Hz. Ebubekir’le olan muhabbet de bunun en güzel örneğidir. Hira’nın sessizliğinde, hicret yolunda mağaranın karanlığında… Onların dostluğu sadece bir arkadaşlık değil, iki kalbin Allah için birbirine kenetlenmesiydi.
Hadislerde açık:
Allah için birbirini sevenler Arş’ın gölgesinde gölgelenecek.
Yani dünyada kurduğun bir bağ, mahşerin sıcağında sana serinlik oluyor. Dostluk dediğin bu kadar kıymetli işte.
Bugün en çok kaybettiğimiz şey vefadır. İşi düştü mü arayan, çıkarı bitince unutan, kalabalıkta var ama darlıkta yok olan insanlar çoğaldı.
Oysa İslâm dostluğu “çıkar ortaklığı” değil, “iman kardeşliği” olarak tanımlar. Ensâr ile Muhacir’in kardeşliği bunun canlı örneğidir.
Gerçek Dostluk: Topraktan Altın Çıkarmak Gibi
Maden mühendisliği bile söyler:
Rezerv olan dört ton topraktan sadece dört gram altın çıkar.
Toprağın içinden altını bulmak ne kadar zor ve kıymetliyse, kalabalık içinden gerçek dost bulmak da öyledir.
Gerçek dost kolay çıkmaz, herkeste parlamaz. Ama bir kere buldun mu, onu altın gibi saklamayı bilmelisin.
Cevher kir tutmaz ama emek ister. Dostluk da böyledir: Vefa ister, özen ister, sabır ister.
Efendimiz buyuruyor:
“Mümin, mümin için bir binanın tuğlaları gibidir; birbirine kenetlenir.”
Dost dediğin senin omzundur. Yanlışında seni uyandıran, darlığında omzunu veren, sevincine ortak olandır. Çünkü dostluk, insanın hem dünyada hem ahirette yürüdüğü yolda en kıymetli yol arkadaşlığıdır.
Son Söz: Dostluk Bir Duadır
Dost; kapını çaldığında değil, gönlünü çaldığında dosttur.
Dost; menfaatin değil, muhabbetin sürdürdüğüdür.
Dost; Allah için sevilendir.
Rabbim bize altın değerinde dostlar nasip etsin.
Ve bizi de başkasının kalbine ışık düşüren bir dost eylesin.
Hayat dostlarla güzeldir dostlar...