Gök: Memurun aldığı zam ilk aylardan eridi!
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Timur Gök, 'Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı enflasyon verileri, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik kaybı bir kez daha gözler önüne sermiştir' dedi.
Gök açıklamasında şunları kaydetti:
“Şubat ayı aylık enflasyonu %2,96, yıllık enflasyon ise %31,53 olarak açıklanmıştır. Ocak ayında gerçekleşen %4,84’lük artışla birlikte 2026 yılının ilk iki ayında kümülatif enflasyon %7,94’e ulaşmıştır. Ocak ayında memurlara verilen %11 toplu sözleşme zammının yaklaşık üçte ikisi daha yılın ikinci ayında enflasyona gitmiştir. Kâğıt üzerinde kalan artış %3 seviyesine dahi ulaşmamaktadır. Memur maaşı daha yılın başında erimeye başlamıştır.
ENFLASYON FARKI BİR KAZANIM DEĞİLDİR
Memurların enflasyon farkı alabilmesi için %2,83 daha enflasyon oluşması gerekmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki enflasyon farkı bir kazanç değildir. Enflasyon farkı, yaşanan kaybın gecikmeli ve eksik telafisidir.
Üstelik bu farkın altı ayda bir verilmesi, kamu çalışanlarının alım gücünü korumaya yetmemektedir. Memur altı ay boyunca eriyen maaşla yaşamaya zorlanmamalıdır. Ekonomik gerçeklik her ay değişirken, telafi mekanizmasının altı ayda bir işlemesi adil değildir.
Enflasyon farkları aylık olarak maaşlara yansıtılmalı, kayıp anında telafi edilmelidir. Temmuz ayında uygulanacak %7 toplu sözleşme zammı ise mevcut ekonomik şartlar karşısında yetersizdir. Bu artış memuru korumamakta, sadece kaybı zamana yaymaktadır.
MEMUR YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA
2026 Şubat ayı itibariyle yoksulluk sınırı 105.425 TL olarak hesaplanmıştır. Buna karşın milyonlarca memurun maaşı bu tutarın oldukça altındadır. Mevcut gelir seviyesi, insan onuruna yaraşır bir yaşam standardını sağlamaktan uzaktır. Artan kira bedelleri, gıda fiyatları, enerji zamları ve vergiler karşısında açıklanan oranlar hayatın gerçeğini yansıtmamaktadır. Sağlık çalışanlarının ve tüm kamu emekçilerinin emeği bu kadar değersizleştirilemez.
GERÇEKÇİ ZAM VE REFAH PAYI ŞARTTIR
Sadece enflasyon kadar artış, memuru yerinde saydırır. Kamu çalışanları ülkenin büyümesinden ve refahından pay almalıdır. Refah payı bir lütuf değil; emeğin ve fedakârlığın karşılığıdır.
Bu ekonomik şartlarda:
• Taban ödeme artırılmalıdır.
• Teşvik ve ek ödeme kalemleri kalıcı hale getirilmelidir.
• Fazla mesai ücretleri güncellenmelidir.
• Enflasyon farkı aylık olarak maaşlara yansıtılmalıdır.
• Enflasyonun üzerinde refah payı içeren gerçekçi ve sürdürülebilir bir zam politikası uygulanmalıdır.
Ücret politikası enflasyonun gerisinde değil, hayatın gerçeğine uygun şekilde belirlenmelidir.
SENDİKACILIK MASADA RAKAM KABUL ETMEK DEĞİLDİR
Sendikacılık yalnızca toplu sözleşme masasında belirlenen oranlara imza atmak değildir. Sendikacılık; çalışanların emeğini, refahını ve geleceğini koruyacak güçlü bir irade ortaya koymaktır.
Kamu çalışanlarının hakkını gerçekten savunan bir anlayış artık kaçınılmazdır. Memur günü kurtaran geçici artışları değil; hak ettiği, refah payını içeren, kalıcı ve adil bir ücret sistemini talep etmektedir. Memur enflasyona ezdirilmemelidir! İnsan onuruna yaraşır ücret istiyoruz!